Kategori: Iktisat

  • Tanzimat döneminden Lozan Barış Antlaşmasına Düyûn-ı Umûmiye

    Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat döneminden Düyûn-ı Umûmiye‘nin kuruluşuna uzanan süreç, Batılı devletlere tanınan ticari ayrıcalıkların ve kapitülasyonların yıkıcı etkileriyle şekillenmiştir. Bu süreç, bir zamanlar güçlü olan Osmanlı ekonomisinin çöküşüne ve siyasi bağımsızlığının büyük ölçüde yitirilmesine yol açmıştır.

    Kapitülasyonların Evrimi ve Etkileri

    Kapitülasyonlar, başlangıçta Osmanlı Devleti’nin gücünün zirvesindeyken yabancı devletlerle dostlukları pekiştirmek ve ticareti canlandırmak amacıyla tek taraflı olarak verdiği ticari ve hukuki imtiyazlardı. Ancak 18. yüzyıldan itibaren, özellikle de 1740’ta Fransa’ya verilen kapitülasyonların sürekli hale getirilmesiyle bu durum değişmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde ise kapitülasyonlar, Osmanlı’nın aleyhine işleyen, devletin hareket serbestisini felce uğratan bir sisteme dönüştü.

    Tanzimat Dönemi ve Ekonomik Liberalleşme

    1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı, hukuki ve idari reformları beraberinde getirse de, ekonomik alanda Batılı devletlerin çıkarlarına hizmet eden liberal politikaların kapısını araladı. Bu dönemde, özellikle 1838 tarihli Baltalimanı Ticaret Antlaşması gibi anlaşmalarla Batılı tüccarlara verilen ayrıcalıklar daha da genişledi. Bu antlaşmalarla:

    • Gümrük Vergileri: Yabancı tüccarların ödediği gümrük vergileri düşürülürken (içeceklerde %3), yerli tüccarların ödediği vergiler daha yüksek kaldı. Bu durum, Osmanlı pazarını ucuz ve bol miktarda Batı malına açtı.
    • İç Ticaret Tekelleri: Osmanlı tebaasının sahip olduğu geleneksel iç ticaret tekelleri kaldırıldı, bu da yabancı sermayenin iç pazara hakimiyetini kolaylaştırdı.

    Yerli Sanayinin İflası

    Sanayi Devrimi’ni gerçekleştiren Avrupa ülkelerinin fabrikalarında üretilen seri ve ucuz mallar, Osmanlı pazarına kapitülasyonların sağladığı avantajlarla adeta aktı. Bunun sonucunda:

    • İmalathaneler ve Atölyeler: Geleneksel üretim yöntemleriyle çalışan küçük Osmanlı imalathaneleri, atölyeleri ve lonca teşkilatına bağlı zanaatkârlar, Batı menşeli ucuz ürünlerle rekabet edemeyerek birer birer kapandı.
    • İşsizlik ve Dışa Bağımlılık: Yerli sanayinin çöküşü işsizliği artırdı ve Osmanlı ekonomisi, dışarıdan ithal edilen mallara bağımlı hale geldi. İhracat azaldı, ithalat arttı.

    Osmanlı Devleti’nin sanayileşme çabaları (İstanbul’da kurulan fabrikalar gibi) sermaye yetersizliği, kalifiye eleman eksikliği ve en önemlisi kapitülasyonların yarattığı haksız rekabet ortamı nedeniyle başarısız oldu.

    Düyûn-ı Umûmiye’ye Giden Yol

    Ekonomik çöküş, bütçe açıklarını artırdı ve devletin dış borçlanmaya yönelmesine neden oldu. İlk dış borçlanma Kırım Savaşı sırasında (1854) İngiltere’den alındı. Takip eden yıllarda, alınan borçlar verimsiz kullanıldı ve yeni borçlarla eski borçlar kapatılmaya çalışıldı, bu da borç sarmalını derinleştirdi.

    Sonunda, Osmanlı Devleti mali yükümlülüklerini yerine getiremez hale gelince, alacaklı Batılı devletler duruma el koydu. 1881 yılında ilan edilen Muharrem Kararnamesi ile Düyûn-ı Umûmiye (Genel Borçlar) İdaresi kuruldu.

    Düyûn-ı Umûmiye İdaresi, Osmanlı İmparatorluğu’nun bazı önemli gelir kaynaklarına (tütün, tuz, alkollü içkiler, posta pulları gibi vergilere) doğrudan el koyarak yabancı memurların denetiminde bu gelirleri topladı. Bu durum, Osmanlı Devleti’nin mali ve ekonomik bağımsızlığını tamamen ortadan kaldırdı ve siyasi bağımsızlığına ağır bir darbe vurdu.

    Sonuç

    Tanzimat döneminde verilen ticari ayrıcalıklar ve kapitülasyonlar, Sanayi Devrimi’nin etkileriyle birleşince Osmanlı ekonomisi için felaketle sonuçlandı. Yerli sanayi çöktü, devlet dışa bağımlı hale geldi ve biriken borçlar Düyûn-ı Umûmiye’nin kurulmasına yol açarak ülkeyi yarı sömürge durumuna düşürdü. Kapitülasyonlar, ancak Lozan Barış Antlaşması ile tamamen kaldırılarak Türkiye’nin tam bağımsızlığına kavuşması sağlandı.

    Kaynakca:

    Bu makale, çok sayıda akademik çalışma ve tarihsel kaynakta sunulan, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomik gelişimine dair genel bir tarihsel anlayışa dayanmaktadır. Daha ileri araştırmalar için faydalı olabilecek özel referanslar, genel tarih araştırmalarından alınmış olup çeşitli akademik çalışma ve kitaplarda bulunabilir.

    Konuyu daha ayrıntılı incelemek için aşağıdaki kaynaklara başvurulabilir:

    Akademik makaleler ve çalışmalar

    Genel olarak kapitülasyonlar: Osmanlı İmparatorluğu’nda kapitülasyonların gelişimi ve etkisini ele alan makaleler, TR Dizin veya DergiPark gibi akademik veri tabanlarında bulunabilir ve genellikle ekonomik ve politik etkilerine odaklanır.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomi Tarihi: Batı Avrupa’daki ekonomik gerileme ve sanayileşmenin Osmanlı ekonomisiyle karşılaştırıldığında oynadığı rol üzerine akademik makaleler akademik dergilerde ve üniversite arşivlerinde mevcuttur.

    Düyûn-ı Umûmiye: Düyûn-ı Umûmiye İdaresi’nin kuruluşu ve etkisi hakkında detaylı çalışmalara genellikle tarih bölümlerinden veya TDV İslâm Ansiklopedisi gibi özel ansiklopedilerden ulaşılabilir.

    Tarih biliminin standart eserleri

    Osmanlı tarihi üzerine kitaplar: Halil İnalcık, Kemal Karpat, Şevket Pamuk ve Eugene Rogan gibi yazarların kapsamlı Osmanlı tarihi anlatıları, bu dönemin ekonomik süreçleri ve reformları hakkında derinlemesine analizler sunar.

    Konuyla ilgili özel literatür: Özellikle “Osmanlı İmparatorluğu’nun Çöküşü” veya “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ekonomik Kültür ve Kurumlar” konularını ele alan kitaplardan edinilebilir.

    Çevrimiçi ansiklopediler ve eğitim kaynakları:

    Vikipedi: “Osmanlı İmparatorluğu Kapitülasyonları” veya “Düyûn-ı Umûmiye” gibi makaleler, kapsamlı genel bakışlar ve birincil ve ikincil kaynaklara bağlantılar sunar.

    Atatürk Ansiklopedisi: Bu ansiklopedi, kapitülasyonların Osmanlı ekonomisi üzerindeki etkisi hakkında da bilgi sunmaktadır.

    Bu kaynaklar, ekonomik bağımlılığa ve nihayetinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Düyûn-ı Umûmiye’nin kurulmasına yol açan karmaşık ilişkilere dair derinlemesine bilgiler sunmaktadır.